Bitcoin Nedir ?

Bitcoin merkezi bir otoritesi olmayan, arkasında Blockchain teknolojisini kullanan ilk ve en popüler dijital para birimidir. Bitcoin’de yapılan tüm işlemler Bitcoin’in Blockchain’i üzerinde tutulur ve tamamen halka açıktır. Yani isterseniz siz de Bitcoinin Blockchain veritabanını indirebilir ve bugüne kadar yapılmış tüm işlemleri görebilirsiniz. Bitcoin kuralları gereği 21 milyon ile sınırlandırılmıştır ve yaklaşık 16 milyonu üretilmiştir. Kısıtlı bir miktar olduğu ve insanların bunu bir değer saklama, transfer etme biçimi olarak gördükleri için satın almak istemekte ve fiyatı da buna bağlı olarak değişmektedir. Bitcoin ilk borsalarda satılmaya başlandığı zamanlarda 0.1 dolardan çok daha düşük fiyata alabiliyorken şuan 15 bin dolar civarında satılmaktadır. Bitcoin ile satın alınan ilk şey pizzadır ve 10 Mayıs 2010 yılında gerçekleşmiştir. Her yıl 10 Mayıs Bitcoin severler tarafından Bitcoin pizza günü olarak kabul edilir. O yıllarda 40 dolar değerinde ki 2 pizzayı bir İngiliz 10bin bitcoin ödeyerek satın almıştır. Bugünlerdeki değeri 110 milyon dolar ediyor.

 

A.Bülent Aladağ

Blockchain nedir? Nasıl çalışır?

Blockchain şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık veri kayıt sistemidir. Bir veritabanı değildir çünkü kaydedilen veri bir daha değiştirilemez veya silinemez. Bu özelliğini verilerin biriktirildikleri blokları aynı bir zincir gibi, birbirlerine şifreleme algoritmaları ile bağlayarak saklamasına ve bu zincirin birçok kişiyle dağıtık olarak paylaşılmasına borçludur. Günlük hayattan bir örnek ile daha iyi anlayalım.

Blockchain’in verileri tutma mantığı aslında bizim bakkalların veresiye defterleri ile biraz benzerlik gösteriyor. Eskiden bakkaldan bir şey almaya giderken evin veresiye defterini de yanımıza alarak giderdik. Bakkaldan alışveriş yapıldığında hem bakkal kendi veresiye defterine yazar hem de biz evin veresiye defterine yazardık. Burada amaç bakkalın bizden habersiz veresiye defterinde değişiklik yapmasını önlemekti. İşte blockchain’de ki dağıtık ifadesi de bu mantığa çok benziyor. İşlemlerin kayıtlı olduğu blok zinciri ağ üzerindeki herkes ile aynı olacak şekilde tutulur. Eğer herhangi biri kendi defterinde diğerlerinin onayı olmadan bir şey eklemeye kalkarsa, diğer defterlerle çatışacağı için ağ dışında kalacaktır.

Bu anlamda Blockchain bizim değiştirilemez ve manipüle edilemez kayıtlar tutmamızı sağlar. Ve bu teknolojiyi bu kadar büyük yapan asıl olay ise merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymamasıdır. Bu işlemlerin deftere kaydı ve ağa yayılması tamamen demokratik bir biçimde ağ üzerindeki bilgisayarlar tarafından yapılır. Ne kadar çok bilgisayar bu ağa katılırsa bu sistemin güvenilirliğini o derece de arttıracaktır.

Peki blockchain teknolojisi nereden gelmekte?

Blockchain 2008–2009 yılları arasında Bitcoin ile birlikte Satoshi Nakamoto tarafından icat edilmiştir. Bu Satashi Nakamoto’nun bir kişi ya da grup olduğunu hala bilinmiyor. Kendisi bu teknojinin tam anlamıyla çalıştığından emin olduktan sonra insanlara hibe ettiğini ve başka teknolojiler üzerinde çalışmalara yoğunlaşacağını belirttiği bir mailden sonra ortadan kayboldu.

3. Blockchain nasıl çalışır? Bitcoin üzerinden anlatım.

Blockchain teknolojisini sizlere Bitcoin örneği üzerinden anlatacağım. Çünkü blockchain teknolojisini ancak Bitcoin’i iyi bir biçimde anlarsak öğrenebileceğimizi düşünüyorum. Fakat dikkatle uyarmak istiyorum, Blockchain Bitcoinden ibaret değildir. Aşağıda anlatacaklarım Bitcoin’in Blockchain’i için geçerli kurallardır ve diğer Blockchain uygulamalarında bunlar değişkenlik gösterebilir.

Yukarıdaki görsel bir Bitcoini gönderme işleminin nasıl gerçekleştiğini anlatıyor. Biraz karışık gibi görünebilir ama bu işlemi 3 ana basamakta toplayabiliriz.

-Transaction’ın yaratılması,

-Transaction’ın onaylanması,

-Bloğun zincire eklenmesi.

1.Transaction’ın yaratılması:

Öncelikle Bitcoin’e sahip olabilmek ve gönderim-alım gibi işlemleri sağlamak için bir cüzdan uygulamasına ihtiyacımız vardır. Bu cüzdan uygulamasını indirdiğimizde bize öncelikle açık ve gizli olmak üzere iki tane adres verir. Açık adres sizin kullanıcı isminiz gibi düşünebilirsiniz. Biri size Bitcoin göndermek için bu açık adresinize ihtiyaç duyar. Gizli adresiniz ise sadece sizin bilmeniz gereken bir şifre olarak düşünebilirsiniz. Bu adresi birine Bitcoin göndermek istediğimizde kullanıyoruz.

Örnek bir cüzdan uygulaması. Açık ve Gizli anahtarlar QR kod olarakta gösterilebiliyor.

Bitcoin’de, diyelim ki Ali Ayşe’ye 2 Bitcoin göndermek istiyor. Bunu gerçekleştirmesi için cüzdan uygulamasında Ayşe’nin public adresini ve göndereceği Bitcoin miktarını girmesi yeterli. Peki arka tarafta bu cüzdan uygulaması ne yapıyor? Öncelikle bu cüzdan sizin adınıza bir transaction yaratır. Aslında bu transaction’ı bir nevi banka çeki olarak da düşünebiliriz. Nasıl ki banka çeklerinin üstünde alıcının ismi, para miktarı ve imza bulunuyorsa Bitcoin transactionlar’ı da aynı şekilde işler.

Bitcoin Blockchain’inde kişilerin Bitcoin bakiyeleri tutulmaz. Kişilerin kaç Bitcoin’i olduğu daha önce adreslerine gönderilmiş Bitcoin’lerin toplamı ile belli olur. Bu durumda cüzdan uygulaması zincir üzerinde daha önce Ali’ye gönderilmiş Bitcoin’leri bulmak üzere bir araştırmaya çıkar. Bu araştırma Ali’nin göndermek istediği Bitcoin miktarına ulaşıncaya kadar devam eder.

Görselde görülen örnekteki gibi cüzdan uygulaması daha önce Ali’nin açık anahtarına gönderilmiş transactionlarını 2 Bitcoin’e ulaşana kadar bulmuş. Fakat bulduğu transactionları topladığımızda 2.5 Bitcoin yapıyor. Bu sebeple göndermek istediği 2 Bitcoin’i Ayşe’ye geri kalan 0.5 Bitcoin’i de kendi açık adresine gönderecek şekilde bir transaction yaratır.

Bu transactionı yaratmamız için son aşamaya geldik: ‘İmzalama aşaması’. Bu aşamada bu transaction’ın gerçekten Ali’den çıktığının kanıtlanması gerekiyor. Bunun içinse dijital imza adında kriptografik bir yöntem kullanılır. Cüzdan uygulaması Ali’nin gizli anahtarını ve bu transaction’ı belirli bir metottan geçirerek bir imza yaratır. Bu imza gelecekte Blockchain ağı üzerindeki kişiler tarafından, bu transactionın gerçekten Ali tarafından yaratıldığını kanıtlamak için kullanılacaktır. Son olarak cüzdan uygulaması bu yaratılan transaction’ı Blockchain ağına onaylanması için gönderilir.

2. Transaction’ın onaylanması:

Blockchain ağı üzerindeki minerlar bu transaction’ı Blockchain ağına yazmadan önce doğruluğunu kontrol ederler. Bunu yaparken 2 kritere bakarlar. İlk olarak transaction’ın içinde referans edilen Bitcoin’lerin daha önce kullanılıp kullanılmadığını kontrol ederler. Bu kısımda da eğer aklınızda ‘tüm geçmişi kontrol etmesi uzun sürmez mi?’ diye soru işareti varsa merkle root adında bir yöntem var, merak ediyorsanız araştırabilirsiniz. İkinci olarak da, transaction’ın içindeki imzanın doğru olup olmadığına bakarlar. Bunu da bir fonksiyon içerisinde gönderenin açık adresini, transaction’ı ve imzayı koyarak bulurlar.

Eğer bu imza kendilerine ‘true’ dönerse bu transaction onaylanan transaction havuzunun içine koyulur. Bir sonraki adım ise bu transaction’ı artık zincire eklemektir.

3. Bloğun zincire eklenmesi

Geldik son aşamaya. Artık bu transactionın bir bloğun içinde zincire eklenmesi ve herkesin bu bitcoin transferini kabul etmesi gerekiyor. Öncelikle Blok nedir? Blok dediğimiz şeyi bir text dosyası olarak düşünebilirsiniz. Bu text dosyasının içinde blok numarası, proof of work(POW) numarası, bir önceki bloğun proof of work numarası ve son olarak onaylanan transaction’lar yazılı.

Daha öncede söylediğim gibi tek bir blockchain zinciri ağ üzerindeki tüm node’larda aynı olacak şekilde tutulur. Bu sebeple eğer bir blok eklenecekse bunu tüm node’lara yayılması gerekir. Ve bu işlemin zor olması gerekir. Çünkü eğer blok ekleme işleminin kolay olduğunu düşünürsek herkes zincire aynı anda blok eklemeye çalışacak ve bunun sonucunda zincirde dallanmalar meydana gelecektir. Bunu engellemek için Satashi Nakamoto ‘Proof of Work’ adında bir yöntem geliştirmiştir. Bu aslında bir çeşit bilmecedir ve blok eklemek isteyen miner’ların bu bilmeceyi çözmesi beklenmektedir. Bilmeceyi ilk çözen bir sonraki bloğu eklemeye hak kazanacak ve bunun karşılığında ödül alacaktır.

Öncelikle proof of work mantığının nasıl çalıştığını anlatmadan önce SHA256 algoritması nasıl çalışılır size göstermek istiyorum.SHA256 kendisine verilen bir dosyayı belirli bir algoritmadan geçirerek geri dönüşü imkansız olan 256 bit uzunlukta bir özetini oluşturur. Bu dosya örneğin bir roman veya 1 cümlede olsa bile ortaya her zaman 256 haneli tahmin edilemez hash özeti çıkacaktır.

Yukarıdaki örnekte gördüğümüz üzere ‘blockchain’ yazısını sha256 algoritmasından geçirdiğimizde karşımıza sabit uzunlukta bir hash özeti çıktı. Fakat bu ‘blockchain’ yazısının baş harfini büyük yazdığımızda yada sonuna ‘s’ harfi koyduğumuzda tamamen farklı yine aynı uzunlukta bir hash özeti çıkacaktır.

Bitcoinde’ki proof of work’te ise bu bloğu yani text dosyasın içinde sizin için ayrılan proof of work numarası(nonce) diye bir bölüm var ve siz bu kısma sürekli bir sayı koyup SHA-256 algoritmadan geçiriyorsunuz. Ta ki sistemin sizden istediği örneğin ‘ilk 20 hanesi sıfır olan bir özet bul’ koşulunu sağlayana kadar. Bu sıfır olan hane sayısı daha az veya fazla da olabilir. Yine bunu sistem her iki haftada bir bu problemin çözülme süresi on dk ortalama olacak şekilde ayarlar. Eğer Blockchain ağına daha fazla bilgisayar katılmış ve problemler kısa sürede çözülmeye başlayacaktır. Sistem bu sefer ilk 22 hanesi sıfır olan bir hash özeti isteyecektir.

Aşağıdaki linkten çok daha net bir şekilde bu kısmı anlayabilirsiniz. https://anders.com/blockchain/block.html

Bu proof of work numarasını ilk bulan kişi cevabını ve eklemek istediği bloğu networke yayar. Network’teki kişiler yani minerlar bu cevabın doğruluğundan emin olduktan sonra bu bloğu kendi zincirlerine ekleyip bir sonraki bloğu eklemek için yarışa devam ederler. Burada eğer 2 kişi aynı anda proof of work numarası bulursa ne olur diye sorabilirsiniz. Bu durumda zincir üzerinde bir çatallanma meydana gelir. Bu durumda daha sonra eklenecek 6 bloğa kadar beklenir. Eğer 6 blok sonunda hangisi daha uzunsa o zincir temel alınarak devam edilir.

Proof of work numarasını bulmak için çok fazla bilgisayar gücü harcanır. Bu sebeple blok ekleyen kişi ödüllendirilir. Bu ödül Bitcoin ilk çıktığında 50 BTC olarak belirlenmiş fakat her 210bin blokta(ortalama 4 yıl) bu ödül yarıya düşmektedir. Bitcoin mining’te buradan gelmektedir. Bitcoin sistemi ilk çıktığında sıfır Bitcoin varken blok eklendikçe verilen ödüllerle birlikte 16 milyon civarına gelmiştir. Bu ödül sistemi bölünerek en son 21 milyon da son bulacak şekilde tasarlanmıştır. Peki 21 milyona ulaştığında Minerlar artık para kazanamayacak mı?

Evet hala kazanmaya devam edeceler. Minerlar block ödülünün yanında ekledikleri transaction’ların bahşişlerini de ödül olarak kazanırlar. Bitcoin’de işlem sayısı sınırlıdır. Çünkü her bir bloğun 1 mb boyutu vardır ve sınırlı sayıda transaction sığabilir. Transaction’ı çabuk onaylanmasını isteyen kişiler yaptıkları işlemde transactionın yanına küçük bir miktar bahşiş koyarlar. Miner’lar ise ekleyecekleri transactionlar blok boyutunu doldurana kadar, bahşiş miktarı yüksek transactionları onaylayacaklardır.

 

örnek block chain :

https://anders.com/blockchain/block.html

Bitcoin’de en olası saldırı double-spend saldırısıdır. Yani bir kişinin aynı Bitcoini aynı anda iki farklı kişiye göndererek harcamasıdır. Bu saldırıyı Bitcoin proof of work sayesinde üstünden gelir. Çünkü bu saldırıyı yapmak isteyen kişinin toplam bilgisayar gücünün en az %51 ine sahip olması gerekir. Buna sahip olsa bile sonraki 6 blok boyunca diğer miner’larla olan yarışı kazanması gerekecektir. Böyle bir saldırı yapmak çok fazla bilgisayar gücü gerektirecektir. Gerçekleşmesi çok düşük olan böyle bir saldırının maliyetini aşağıda görebilirsiniz.

Miner olmak:

Bitcoin’de isteseniz sizde Blockchain veritabanını indirebilir kendi bilgisayarınıza indirip, node olarak katılıp Bitcoin mine etmeyi deneyebilirsiniz. Fakat Bitcoin ağı üzerindeki bilgisayar gücünden dolayı ev bilgisayarınız ile bu işlemi yapmanız neredeyse imkansızdır. Artık Bitcoin’in bilgisayar gücünün büyük bir kısımı mining havuz şirketleri tarafından işgal edilmiştir. Bu şirketler müşterilerinin bilgisayar güçlerini kiralamakta ve elde edilen toplam Bitcoin’i müşterilerine dağıtan bir sistem.

Son olarak,

Bitcoin Blockchain’in sadece küçük bir ürünü. Birçok icat, bulunduğu sektörlerden çok farklı alanlara evrildiler. Blockchain bir ödeme aracı olarak icat edildi fakat günümüzde akıllı kontratlar ile birlikte birçok alanda kullanımı başlamış durumda.

 

 

Web Tasarım ve Yazılım Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz

Web Tasarım ve Yazılım Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz

Web tasarımı ve yazılımı yapan firmalarının çalışma yöntemleri birbirine benzer gibi gözükse de aslında aralarında birçok fark vardır. Kendinize uygun bir web tasarım firması seçerken bu farklılıklara çok dikkat etmelisiniz. Web tasarım konusunda ihtiyaçlarınızı belirledikten sonra web tasarım firmalarının farklılıklarını belirlemeniz ve size uygun olan firmayı seçmeniz gerekir.
Peki, ama nasıl bir değerlendirme yapacaksınız ?
Örneğin, size web tasarım veya yazılım hizmeti verecek olan firmanın toplam iş tecrübesi nedir ?
Uzun zamandır bu işin içinde olması ve deneyimli bir kadroya sahip olması o firmayı birkaç adım öne çıkaracaktır. Web sitesi tasarımı bugün sürekli  genişleyen ve gelişen bir konudur. Bu yüzden konunun tüm detaylarına sahip olan ve gerekli bilgi düzeyinde uzmanlarla çalışan firmalar öncelikli tercihiniz olmalıdır.
Web tasarımı öncesi ve sonrasındaki hizmetleri nasıl ?
Web tasarımı firmalarının en önemli özelliklerinden birisi de web tasarımı öncesi ve sonrası hizmetleridir. Web tasarımı işinin başlangıcında belirlenen ihtiyaçlar, alan adının satın alınması, hosting hizmetlerinin verilmesi, arama motorlarının optimizasyonu gibi birçok farklı hizmetleri size gereken kalitede verebiliyor olması gerekir. Verdiği bu hizmetlerde kendi standartlarını belirlemesi ve markalaşmış olması gerekmektedir.
Web hosting – sunucu – mail hizmetlerinde yardımcı ya da servis sağlayıcı oluyor mu ?
Web tasarımınız ne kadar iyi olursa olsun iyi bir servis sağlayıcı olmadan tam verim almanız mümkün değildir. Çünkü eğer web sitenizin altyapısı sağlam olursa, teknik sorunlar yaşamazsınız ve ziyaretçileriniz sitenizi daha sık ve daha kolay ziyaret ederler. Siteniz sürekli kapanma sorunları yaşamaz. Ayrıca sunucu güvenliği acısından üst seviyede bir koruması olan bir web alanına sitenizin yüklenmesi de son derece önemlidir. Ziyaretçiler buna da dikkat ederler.
Web tasarım şirketi ile kolayca iletişim kurabiliyor ve taleplerinizi kolaylıkla dile getirebiliyor musunuz ?

Bugün pek çok firma e-posta yoluyla müşterilerinin taleplerine cevap vermeye çalışmaktadır. E-posta günümüzün en hesaplı ve en etkili iletişim aracı olduğu için eğer e-postanız varsa web sitesi tasarım veya yazılım firması ile bu kanaldan rahatlıkla iletişim kurabilmelisiniz. Telefonla her şeyi anlatmaya çalışmak sizin için zaman ve para kaybıdır.

Bulut Teknolojisi

Bulut teknolojisi en yalın haliyle hiçbir kurulum gerektirmeyen web tabanlı uygulamalar ile işlemsel olarak kolaylık sunan online depolama hizmetidir.  İnternet üzerinde barındırdığımız tüm uygulama, program ve verilerimizin sanal bir makine üzerinde yani en çok kullanılan adıyla bulutta depolanması ile birlikte internete bağlı olduğumuz cihazımızda her lokasyon da bu bilgilere, programlara ve verilere kolaylıkla ulaşım sağlayabildiğimiz hizmetin tümüne bulut teknolojisi (cloud) adı verilmektedir.  Kullanıcılara iş ve günlük yaşamlarında kolaylık sağlayan ve donanımsal engellerden de kurtaran bulut tabanlı hizmetler hayatımıza gireli yaklaşık 3 yıl oldu ve online yaşamın vazgeçilmez öğelerinden birisi haline geldi.  Buluta erken adapte oluşumuzu, günlük hayatı kolaylaştırdığını belirtmemizden ötürü incelersek birçok uygulama marketinde Google Play, AppStore gibi birçok platformda bulut paylaşım uygulamaları yer alıyor.

Bulut Bilişim Ne Gibi Faydalar Sağlar?

Bulut bilişimin var olmadığı zamandan bu zamana konuşacak olursak önceden verilerimizi 2,5 ya da 3,5 İNÇ’lik HDD’ler üzerine backup yaparak işlemlerimizi yürütüyorduk. Bireysel anlamda verilerimiz GB olarak yer tutsa dahi artık yüksek rakamlar üzerinden veriler depoluyoruz. Bir de bunları kurumsal firmalar, holdingler için düşünecek olursak akıl almayacak boyutlarda dosya boyutlarıyla yedekleme yaparak verilerin saklanması sağlanıyor.  İşte bu kadar büyük dosya boyutlarında imdadımıza bulut teknolojisi yetişiyor.  Bize fiziksel anlamda kullanılan HDD’lerden daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi ve bu yedekleme üzerinde maliyet tasarrufu yapabilme gibi bir takım olanaklar sağlıyor.  Büyük şirketler için düşünecek olursak büyük bir iş yükünün bulut teknolojisi sayesinde hafiflediğini söyleyebiliriz.

Hızlı kullanım kolaylığı olan, bulut ile bilgisayarın etkileşimine izin veren, bilgisayar ve kullanıcısı ile arasındaki iletişimi sağladığı gibi bir ara yüz ile bağlantı kurulabilmektedir. Bulut bilişim sistemleri API’ler ile kullanılmaktadır.

Kullanılan bulut teknolojisinde sanallaştırma, sunucuların ve depolama cihazlarının paylaşımına ve kullanımının artmasına olanak sağlamaktadır. Var olan sanal makine üzerindeki veriler kolaylıkla farklı bir makine üzerine transfer edilebilmektedir.

Bulut üzerinde çoklu yedekleme alanlarının kullanıldığını belirtmeyi isterim bu sayede güvenilirlik de artmış oluyor. İş devamlılığı için bu denli planlı yedek işlemi önemli rol oynuyor.

En basite indirgeyecek olursak bulut bilişim uygulamalarının bakımı oldukça kolaydır, neden derseniz her kullanıcın bilgisayarında kurulmasını gerektiren bir gereksinim yoktur ve farklı yerlerden erişim sağlanmaktadır.

Cloud Computing Concept

Bu kadar çok tercih edilen bulut teknolojinin dezavantajları var mıdır? Varsa nelerdir?

İnternet ortamında saklamış olduğumuz verilerimize internet bağlantımızın olduğu her lokasyon üzerinden erişebileceğimizi söyledik.  Peki, internet olmayan yerden dosyalarımıza erişebilecek miyiz? Ne yazık ki hayır. Eğer internet olan farklı bir yerdeyseniz ve kullanmış olduğunuz internet bağlantınız düşük hızda bir internet ise veri alış verişiniz de doğru orantılı olarak yavaş olacaktır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu bulut teknolojisindeki güvenliğe önem vermektedir. Bulut erişiminize 2. kişiler tarafından açık bulunması durumunda erişim sağlanarak verilerinizin ele geçirilme olasılığı da yok değil. Bunun için bulut erişiminizi güçlü karakterdeki şifrelerle güvene alarak korumanızı arttırabilirsiniz.

Tavsiye ettiğimiz “Bulut” hizmetleri nelerdir?

  • iCloud
  • Google Drive
  • SkyDrive
  • Dropbox
  • Yandex.Disk

Son olarak bulut teknolojisi kullanımı ilerlediğimiz yıllarda çok daha artacak, fiziksel anlamda hiçbir şekilde elle tutulur bir verimiz olmayacak kişisel ya da kurumsal tüm işlemlerimiz soyut olduğunu düşünebileceğimiz datalar olarak barınacaktır.

Yapay Zeka ve Bilişimdeki Yeri

Yapay zeka, makinelerin karmaşık problemlere insanlar gibi çözümler üretmesini sağlama ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu genellikle insan zekâsının karakteristiğini alıp, bilgisayarsa algoritma olarak uygulanarak gerçekleştirilir.Talep edilen veya arzulanan ihtiyaçlara göre, hangi etkiye karşı hangi akli tavır sergilenecekse, az veya fazla esnek ya da etkili yaklaşımlar sergilenebilir.

Yapay zeka, genellikle bilgisayar bilimleri ile ilişkilendirilse de matematik, biyoloji, psikoloji, felsefe ve diğer farklı bilimler ile de yakından ilgilidir. Tüm bu alanlardaki bilgilerin kombine edilmesi eninde sonunda yapay zeka konusundaki gelişmelere bağlı olacaktır.

Hareket ettirme/ Motivasyon

Bilgisayarlarda bazı sabit programlanmış kurallar kullanılarak, mekanik hesaplama konusunda çok uygundur. Bu zeki makinelerin, insanların yapmasına uygun olmayan basit monoton işlemleri doğru ve etkili bir biçimde yapmasına olanak sağlar. Ancak karmaşık problemlerde işler biraz daha zorlaşır. İnsanlardan farklı olarak bilgisayarlar, özel durumları algılama ve yeni durumlara adapte olma süreçlerini gerçekleştirememektedir. Yapay zekâ, bu tarz karmaşık görevlerde, makinelerin davranışlarını geliştirmeyi hedefler.

Bununla birlikte, birçok yapay zekâ araştırması bizim akli davranışlarımızı daha iyi anlamamızı sağlamıştır. İnsanların problem çözme konusunda, soyut düşünce, bilinçli tümevarım ve örüntü tanımaya dayanan ilginç yaklaşımları vardır. Yapay zekâ bize bu prosesi tekrar tazeleyerek anlamamızı ve sonrasında var olan kapasitemizin üzerine çıkma konusunda yardımcı olabilir.

Sınırlamalar

Bugüne kadar, insan zekasına ait özelliklerin tümü henüz tam anlamıyla keşfedilememiştir ve bu nedenle yapay zeka yaratılması için uygulanamamıştır. Günümüzde yapay zeka genel olarak sadece kazanç getirecek, yapay zeka kabiliyetinin tamamına ihtiyaç duymayacak özel bazı alanlara odaklanmıştır.

Halk arasında az da olsa, yakın gelecekte zeki makinelerin fikir üretebilme yeteneklerine sahip olacağı kuşkusu vardır. Asıl soru bunun ne zaman olacağıdır. Makinelerin üretildiği malzeme tamamen silikon da olabilir, kuantum bilgisayarları ya da üretilen malzemenin ve sinir sisteminin hibrit bir kombinasyonu da olabilir. Ancak ne olursa olsun, genel inanç bu konudaki gelişmelerin içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde büyük aşama kaydedeceği yönündedir.

Teknoloji

Yapay zeka konusu üzerine hiçbirinin doğruluğu yada yanlışlığı kanıtlanmamış bir çok farklı yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan bazıları diğerlerine nazaran çok daha kullanışlı gibi görünmekte olsa da sürekli yeni alternatifler üretilmektedir. Son 50 yıl boyunca, yapay zeka araştırmacıları genellikle özel bazı problemlerin çözülmesi üzerine yönelmişlerdir. Bu nedenle de gelişimsel hesaplama ve planlama gibi birkaç branşa ayrılmışlardır. Bu bağlamda sayısız çözüm yolu üretilmiş ve etkili ve güvenilir bir şekilde hayata geçirilmiştir.

Uygulamalar

Günümüzde yapay zekânın kullanılma potansiyeli olan binlerce uygulama alanlı bulunmaktadır. Bu alanlar otonom kontrolü ve hedef tespiti gibi askeri uygulamalardan, bilgisayar oyunları ve robotik hayvanlar gibi eğlence dünyasına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilebilir. Bunun yanında bankacılık, sağlık ve sigorta şirketlerinde müşteri davranışları ve trend tespiti gibi çok fazla miktarlarda bilgi işlenmesi gereken alanlarda da kullanılabilir.

Günümüze kadar birçok bilim kurgu filmine de konu olan yapay zeka ilerleyen yıllarda bu yöndeki araştırmaların hızlanması ve gelişmesi ile günlük hayatımızı çok farklı yönlere taşıyacağı kesin gibi görünüyor. Yukarıda belirttiğimiz uygulama alanları sadece bunun çok küçük bir miktarı olsa da özellikle askeri amaçla kullanımı geçmiş yıllardan beri birçok kişinin fantezilerini süslemekte ve yakın gelecekte artık insanlar yerine robotların savaşacağına kesin gözle bakmaktadır.

Genellikle genç popülasyonun sıklıkla kullandığı eğlence araçlarından en önemlisi olan oyun dünyasında yapay zeka kırıntıları günümüzde dahi kullanılmaktadır. Ancak gelecekte neler olacağını kestirmek çok güç çünkü bu alanda neler yapılabileceğinin sınırı sadece hayal edebiliyor olmak gibi görünüyor.

Gelecek Bilişimle Şekillenecek

Dünyanın en değerli ilk 3 markası Bilişim sektöründen. Dünyanınn değerli 10 markasından 6 sı yine bilişim sektöründen. Muhtemelen önümüzdeki yıllarda bu markaların sayıları daha da artacak.
Bilişim Sektörü 2.5 Trilyon Euroluk hacmiyle Dünyanın en büyük sektörü. Oysa Türkiye
deki Pazar büyüklüğü sadece 36 milyar USD. 2023 yılında ise sektörün 180 milyar USD olması hedefleniyor. Yani önümüzdeki 9 yıl içinde Pazar büyüklüğü 5 kat artacak. Bu sektör dışında  Türkiyede 2023 yılına kadar bu hızla büyüyecek  başka sektör yok…
Hele Bilişim sektörü içinde bir alan  var ki yapılan yatırıma karşı üretilen katma değer tam 10 kat. Evet, Yazılım sektöründen bahsediyorum. 3000 $ lık bir yatırım yaptığınızda 30.000 $  lik bir katma değer elde ediyorsunuz. Dünya üzerinde hiçbir sektörde bu kadar az yatırımla bu kadar yüksek bir kazancın elde edilebildiği başka alan yok.
İhracatın da yoğun bir faaliyet olarak göze çarptığı bilişim sektörü, Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa Birliği’ne yakınlığı, Doğu Avrupa, Rusya, Ortadoğu bölgesinin merkezinde konumlanması nedeniyle önemli bir avantaja sahiptir. Yazılım ve hizmet ihracatında büyük fırsatlar sunmaktadır.
Katma değeri yüksek olan bu alanlarda ülke olarak başarılı olma şansımız çok  yüksek. Başarı için ise uluslararası standartlara uyum, takım çalışması kültürünün gelişimi ve pazarlama, markalaşma faaliyetlerine önem verilmesi çok elzemdir. Firmalarımız; Bireysellikten çıkıp ve gruplaşıp branşlaşmalıyız.
Bilişimde; sadece iç pazarın değil, dış pazarların da teknoloji ürün ve hizmet ihtiyacına cevap verebilen, bölgesel bir bilişim üssü haline gelmesine ihtiyaç var.   Bölgemizde  nitelikli çalışanların sayısının sınırlı olması ve sadece İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yoğunlaşmış bulunması sektörümüz için büyük problem. AR-GE araştırmlarının da yetersiz olması bilişim sektöründe ayrı bir sorun. AR-Ge
yi teşvik edecek fonlar ve yöntemlerle kalkındırarak gücümüze güç katmalıyız.
Bu anlamda elimizdeki değerleri kaybetmeden dışarıya işgücü ihraç etmeden de bölgemiz neden bilişimde yazılım vadisi olmasın değerlerine değer katmasın. Bölgemiz sanayi kenti iken bilişim ve sanayi kenti olmasın.
Atatürk
ün dediği gibi  “Bir amaca doğru yürürken, kişisel düşünce ve çıkarları, bir tarafa bırakarak, el ele vermek icap eder; başarının sırrı budur. Unutulmamalıdır ki, bizlerin gerçek görevi toplumumuzun gelecekteki yüksek menfaatlerini sağlamaya çalışmaktır.”

0 ve 1 'in olduğu her yerdeyiz