Bulut Teknolojisi

Bulut teknolojisi en yalın haliyle hiçbir kurulum gerektirmeyen web tabanlı uygulamalar ile işlemsel olarak kolaylık sunan online depolama hizmetidir.  İnternet üzerinde barındırdığımız tüm uygulama, program ve verilerimizin sanal bir makine üzerinde yani en çok kullanılan adıyla bulutta depolanması ile birlikte internete bağlı olduğumuz cihazımızda her lokasyon da bu bilgilere, programlara ve verilere kolaylıkla ulaşım sağlayabildiğimiz hizmetin tümüne bulut teknolojisi (cloud) adı verilmektedir.  Kullanıcılara iş ve günlük yaşamlarında kolaylık sağlayan ve donanımsal engellerden de kurtaran bulut tabanlı hizmetler hayatımıza gireli yaklaşık 3 yıl oldu ve online yaşamın vazgeçilmez öğelerinden birisi haline geldi.  Buluta erken adapte oluşumuzu, günlük hayatı kolaylaştırdığını belirtmemizden ötürü incelersek birçok uygulama marketinde Google Play, AppStore gibi birçok platformda bulut paylaşım uygulamaları yer alıyor.

Bulut Bilişim Ne Gibi Faydalar Sağlar?

Bulut bilişimin var olmadığı zamandan bu zamana konuşacak olursak önceden verilerimizi 2,5 ya da 3,5 İNÇ’lik HDD’ler üzerine backup yaparak işlemlerimizi yürütüyorduk. Bireysel anlamda verilerimiz GB olarak yer tutsa dahi artık yüksek rakamlar üzerinden veriler depoluyoruz. Bir de bunları kurumsal firmalar, holdingler için düşünecek olursak akıl almayacak boyutlarda dosya boyutlarıyla yedekleme yaparak verilerin saklanması sağlanıyor.  İşte bu kadar büyük dosya boyutlarında imdadımıza bulut teknolojisi yetişiyor.  Bize fiziksel anlamda kullanılan HDD’lerden daha fazla depolama alanı, hızlı veri transferi ve bu yedekleme üzerinde maliyet tasarrufu yapabilme gibi bir takım olanaklar sağlıyor.  Büyük şirketler için düşünecek olursak büyük bir iş yükünün bulut teknolojisi sayesinde hafiflediğini söyleyebiliriz.

Hızlı kullanım kolaylığı olan, bulut ile bilgisayarın etkileşimine izin veren, bilgisayar ve kullanıcısı ile arasındaki iletişimi sağladığı gibi bir ara yüz ile bağlantı kurulabilmektedir. Bulut bilişim sistemleri API’ler ile kullanılmaktadır.

Kullanılan bulut teknolojisinde sanallaştırma, sunucuların ve depolama cihazlarının paylaşımına ve kullanımının artmasına olanak sağlamaktadır. Var olan sanal makine üzerindeki veriler kolaylıkla farklı bir makine üzerine transfer edilebilmektedir.

Bulut üzerinde çoklu yedekleme alanlarının kullanıldığını belirtmeyi isterim bu sayede güvenilirlik de artmış oluyor. İş devamlılığı için bu denli planlı yedek işlemi önemli rol oynuyor.

En basite indirgeyecek olursak bulut bilişim uygulamalarının bakımı oldukça kolaydır, neden derseniz her kullanıcın bilgisayarında kurulmasını gerektiren bir gereksinim yoktur ve farklı yerlerden erişim sağlanmaktadır.

Cloud Computing Concept

Bu kadar çok tercih edilen bulut teknolojinin dezavantajları var mıdır? Varsa nelerdir?

İnternet ortamında saklamış olduğumuz verilerimize internet bağlantımızın olduğu her lokasyon üzerinden erişebileceğimizi söyledik.  Peki, internet olmayan yerden dosyalarımıza erişebilecek miyiz? Ne yazık ki hayır. Eğer internet olan farklı bir yerdeyseniz ve kullanmış olduğunuz internet bağlantınız düşük hızda bir internet ise veri alış verişiniz de doğru orantılı olarak yavaş olacaktır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu bulut teknolojisindeki güvenliğe önem vermektedir. Bulut erişiminize 2. kişiler tarafından açık bulunması durumunda erişim sağlanarak verilerinizin ele geçirilme olasılığı da yok değil. Bunun için bulut erişiminizi güçlü karakterdeki şifrelerle güvene alarak korumanızı arttırabilirsiniz.

Tavsiye ettiğimiz “Bulut” hizmetleri nelerdir?

  • iCloud
  • Google Drive
  • SkyDrive
  • Dropbox
  • Yandex.Disk

Son olarak bulut teknolojisi kullanımı ilerlediğimiz yıllarda çok daha artacak, fiziksel anlamda hiçbir şekilde elle tutulur bir verimiz olmayacak kişisel ya da kurumsal tüm işlemlerimiz soyut olduğunu düşünebileceğimiz datalar olarak barınacaktır.

Yapay Zeka ve Bilişimdeki Yeri

Yapay zeka, makinelerin karmaşık problemlere insanlar gibi çözümler üretmesini sağlama ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu genellikle insan zekâsının karakteristiğini alıp, bilgisayarsa algoritma olarak uygulanarak gerçekleştirilir.Talep edilen veya arzulanan ihtiyaçlara göre, hangi etkiye karşı hangi akli tavır sergilenecekse, az veya fazla esnek ya da etkili yaklaşımlar sergilenebilir.

Yapay zeka, genellikle bilgisayar bilimleri ile ilişkilendirilse de matematik, biyoloji, psikoloji, felsefe ve diğer farklı bilimler ile de yakından ilgilidir. Tüm bu alanlardaki bilgilerin kombine edilmesi eninde sonunda yapay zeka konusundaki gelişmelere bağlı olacaktır.

Hareket ettirme/ Motivasyon

Bilgisayarlarda bazı sabit programlanmış kurallar kullanılarak, mekanik hesaplama konusunda çok uygundur. Bu zeki makinelerin, insanların yapmasına uygun olmayan basit monoton işlemleri doğru ve etkili bir biçimde yapmasına olanak sağlar. Ancak karmaşık problemlerde işler biraz daha zorlaşır. İnsanlardan farklı olarak bilgisayarlar, özel durumları algılama ve yeni durumlara adapte olma süreçlerini gerçekleştirememektedir. Yapay zekâ, bu tarz karmaşık görevlerde, makinelerin davranışlarını geliştirmeyi hedefler.

Bununla birlikte, birçok yapay zekâ araştırması bizim akli davranışlarımızı daha iyi anlamamızı sağlamıştır. İnsanların problem çözme konusunda, soyut düşünce, bilinçli tümevarım ve örüntü tanımaya dayanan ilginç yaklaşımları vardır. Yapay zekâ bize bu prosesi tekrar tazeleyerek anlamamızı ve sonrasında var olan kapasitemizin üzerine çıkma konusunda yardımcı olabilir.

Sınırlamalar

Bugüne kadar, insan zekasına ait özelliklerin tümü henüz tam anlamıyla keşfedilememiştir ve bu nedenle yapay zeka yaratılması için uygulanamamıştır. Günümüzde yapay zeka genel olarak sadece kazanç getirecek, yapay zeka kabiliyetinin tamamına ihtiyaç duymayacak özel bazı alanlara odaklanmıştır.

Halk arasında az da olsa, yakın gelecekte zeki makinelerin fikir üretebilme yeteneklerine sahip olacağı kuşkusu vardır. Asıl soru bunun ne zaman olacağıdır. Makinelerin üretildiği malzeme tamamen silikon da olabilir, kuantum bilgisayarları ya da üretilen malzemenin ve sinir sisteminin hibrit bir kombinasyonu da olabilir. Ancak ne olursa olsun, genel inanç bu konudaki gelişmelerin içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde büyük aşama kaydedeceği yönündedir.

Teknoloji

Yapay zeka konusu üzerine hiçbirinin doğruluğu yada yanlışlığı kanıtlanmamış bir çok farklı yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan bazıları diğerlerine nazaran çok daha kullanışlı gibi görünmekte olsa da sürekli yeni alternatifler üretilmektedir. Son 50 yıl boyunca, yapay zeka araştırmacıları genellikle özel bazı problemlerin çözülmesi üzerine yönelmişlerdir. Bu nedenle de gelişimsel hesaplama ve planlama gibi birkaç branşa ayrılmışlardır. Bu bağlamda sayısız çözüm yolu üretilmiş ve etkili ve güvenilir bir şekilde hayata geçirilmiştir.

Uygulamalar

Günümüzde yapay zekânın kullanılma potansiyeli olan binlerce uygulama alanlı bulunmaktadır. Bu alanlar otonom kontrolü ve hedef tespiti gibi askeri uygulamalardan, bilgisayar oyunları ve robotik hayvanlar gibi eğlence dünyasına kadar geniş bir yelpazede değerlendirilebilir. Bunun yanında bankacılık, sağlık ve sigorta şirketlerinde müşteri davranışları ve trend tespiti gibi çok fazla miktarlarda bilgi işlenmesi gereken alanlarda da kullanılabilir.

Günümüze kadar birçok bilim kurgu filmine de konu olan yapay zeka ilerleyen yıllarda bu yöndeki araştırmaların hızlanması ve gelişmesi ile günlük hayatımızı çok farklı yönlere taşıyacağı kesin gibi görünüyor. Yukarıda belirttiğimiz uygulama alanları sadece bunun çok küçük bir miktarı olsa da özellikle askeri amaçla kullanımı geçmiş yıllardan beri birçok kişinin fantezilerini süslemekte ve yakın gelecekte artık insanlar yerine robotların savaşacağına kesin gözle bakmaktadır.

Genellikle genç popülasyonun sıklıkla kullandığı eğlence araçlarından en önemlisi olan oyun dünyasında yapay zeka kırıntıları günümüzde dahi kullanılmaktadır. Ancak gelecekte neler olacağını kestirmek çok güç çünkü bu alanda neler yapılabileceğinin sınırı sadece hayal edebiliyor olmak gibi görünüyor.

Gelecek Bilişimle Şekillenecek

Dünyanın en değerli ilk 3 markası Bilişim sektöründen. Dünyanınn değerli 10 markasından 6 sı yine bilişim sektöründen. Muhtemelen önümüzdeki yıllarda bu markaların sayıları daha da artacak.
Bilişim Sektörü 2.5 Trilyon Euroluk hacmiyle Dünyanın en büyük sektörü. Oysa Türkiye
deki Pazar büyüklüğü sadece 36 milyar USD. 2023 yılında ise sektörün 180 milyar USD olması hedefleniyor. Yani önümüzdeki 9 yıl içinde Pazar büyüklüğü 5 kat artacak. Bu sektör dışında  Türkiyede 2023 yılına kadar bu hızla büyüyecek  başka sektör yok…
Hele Bilişim sektörü içinde bir alan  var ki yapılan yatırıma karşı üretilen katma değer tam 10 kat. Evet, Yazılım sektöründen bahsediyorum. 3000 $ lık bir yatırım yaptığınızda 30.000 $  lik bir katma değer elde ediyorsunuz. Dünya üzerinde hiçbir sektörde bu kadar az yatırımla bu kadar yüksek bir kazancın elde edilebildiği başka alan yok.
İhracatın da yoğun bir faaliyet olarak göze çarptığı bilişim sektörü, Türkiye’nin coğrafi konumu, Avrupa Birliği’ne yakınlığı, Doğu Avrupa, Rusya, Ortadoğu bölgesinin merkezinde konumlanması nedeniyle önemli bir avantaja sahiptir. Yazılım ve hizmet ihracatında büyük fırsatlar sunmaktadır.
Katma değeri yüksek olan bu alanlarda ülke olarak başarılı olma şansımız çok  yüksek. Başarı için ise uluslararası standartlara uyum, takım çalışması kültürünün gelişimi ve pazarlama, markalaşma faaliyetlerine önem verilmesi çok elzemdir. Firmalarımız; Bireysellikten çıkıp ve gruplaşıp branşlaşmalıyız.
Bilişimde; sadece iç pazarın değil, dış pazarların da teknoloji ürün ve hizmet ihtiyacına cevap verebilen, bölgesel bir bilişim üssü haline gelmesine ihtiyaç var.   Bölgemizde  nitelikli çalışanların sayısının sınırlı olması ve sadece İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yoğunlaşmış bulunması sektörümüz için büyük problem. AR-GE araştırmlarının da yetersiz olması bilişim sektöründe ayrı bir sorun. AR-Ge
yi teşvik edecek fonlar ve yöntemlerle kalkındırarak gücümüze güç katmalıyız.
Bu anlamda elimizdeki değerleri kaybetmeden dışarıya işgücü ihraç etmeden de bölgemiz neden bilişimde yazılım vadisi olmasın değerlerine değer katmasın. Bölgemiz sanayi kenti iken bilişim ve sanayi kenti olmasın.
Atatürk
ün dediği gibi  “Bir amaca doğru yürürken, kişisel düşünce ve çıkarları, bir tarafa bırakarak, el ele vermek icap eder; başarının sırrı budur. Unutulmamalıdır ki, bizlerin gerçek görevi toplumumuzun gelecekteki yüksek menfaatlerini sağlamaya çalışmaktır.”